Makedonya‘nın başkenti Üsküp 1392 yılından 1912-1913 Balkan Savaşlarına kadar Osmanlı hakimiyetinde kalmış bir şehir. Şehrin birçok yerinde Osmanlı dönemin kalan eserler bulunmakta. Bunların en önemlisi Vardar Nehrinin iki yakasını birleştiren Taş Köprü.

Üsküp 2014 projesi kapsamında şehrin birçok yerine heykeller dikilmiş. Bu heykeller o kadar fazla ki insan neredeyse bir benim heykelim eksik diyor 🙂 Proje kapsamında şehrin birçok yerine binalar yapılmış ve halen inşaat çalışmaları sürüyor. Gündüz baktığınızda bu heykeller ve binalar çok göze çarpmasa da gece gerçekten harika bir görüntü oluşturuyorlar. Bu yüzden bu şehri gece ve gündüz ayrı gezmenizi tavsiye ederim.

Gelelim para birimine ve iletişime. Makedonya‘nın para birimi makedon dinarı ve 1 euro 61 makedon dinarına denk geliyor. Hemen belirteyim havalimanında 54 dinara bozuyorlar bu yüzden havalimanında şehir merkezine ulaşmanıza yetecek kadar euro bozdurmanızı tavsiye ediyorum. Zaten şehir merkezinde birçok yerde döviz ofisleri bulabilirsiniz. Makedonya’da birçok Türk bulunmakta insanların bir bölümü de Türkçe biliyor. İngilizce bilen insanların sayısı da hayli yüksek. Bu yüzden iletişim konusunda çok sıkıntı yaşanmıyor.

Üsküp Gezilecek Yerler

Taş köprü

Üsküp – Taş köprü

1451-1469 yıllarında yapılmıştır. İkinci dünya savaşı sırasında köprüye patlayıcılar yerleştirilmiş ve savaş bittikten sonra bu patlayıcılar köprüye zarar vermeden sökülmüş.

Bugün bence Üsküp’ün hala en güzel yapısı konumda. Özellikle gece ışıklandırmasıyla birlikte çok güzel bir manzara sunuyor.  Yanlarında bulunan kafelere oturup manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Büyük İskender Heykeli

Büyük İskender Heykeli
Büyük İskender Heykeli

Üsküp 2014 projesi kapsamında dikilen heykellerden en önemlisidir. Bu heykelin yapımı sırasında Makedonya ile Yunanistan arasında Büyük İskender‘in kimin atası olduğuna dahil kültürel miras kavgası da çıkmıştır. Gece ışıklandırmasıyla birlikte güzel gözüküyor.

Art Bridge

Art Bridge
Art Bridge

Üsküp 2014 projesi kapsamında yapılan yapılardan biri daha. Üzerinde Makedon tarihinde rol almış kişilerin heykelleri bulunuyor.

Arkeoloji müzesi ve Dış işleri Bakanlığı Binaları

Arkeoloji müzesi ve Dış işleri Bakanlığı Binaları
Arkeoloji müzesi ve Dış işleri Bakanlığı Binaları

Art bridge‘nin hemen yanlarında bulunan bu binalar gece gene harika bir görüntü sunuyor. Aşağıda otelimizden çektiğim görüntüsünü paylaşıyorum. Sol üste gördüğünüz haçın bulunduğu yer ise Milenyum Haçı

Türk Çarşısı Ve Osmanlı Saat Kulesi

Türk Çarşısı Ve Osmanlı Saat Kulesi

Türk Çarşısı Taş köprüye yaklaşık 5 dakikalık bir yürüme mesafesinde. Buradan balkan köftesi ve Kuru fasulye tava yemeden ayrılmayın. Daha detaylı bilgiyi yemek bölümünde sizlere aktaracağım.

Osmanlı saat kulesi ise Osmanlı’nın ilk saat kulesi olma özelliğini taşıyor.1566-1573 yılları arasında yapılmış. Türk çarşısının sonundaki üst geçitten rahatlıkla görebilirsiniz.

Matka Kanyonu

Matka Kanyonu

Matka Kanyonu Üsküp’ün yaklaşık 26 km dışarısında kalıyor. Türk çarşısı önünden otobüsler kalkmakta. Ancak biz bu otobüsleri kullanmadık. Şehir merkezinden bir taksici ile anlaşıp 600 dinara Matka Kanyonuna gittik. Bence Üsküp’e gelindikten sonra görülmeden dönülmemesi gereken bir yer. Harika bir doğal güzelliği var.

Kişi başı 400 dinara tekne turuna katılabiliyorsunuz. Ayrıca kanyonda yürüyüş de yapabilirsiniz. Yaklaşık 6 km bir alanı yürüyüşe açık.

Tekne turunun yapıldığı yer üzerinde güzel bir Kafe var. Burada kanyona karşı bir şeyler içebilirsiniz.

Benim kısıtlı vaktim olması dolasıyla gezmeye fırsatım olmayan Milenyum Haçı ve Üsküp kalesini de gezi listenize ekleyebilirsiniz.

Ne Yenir?

Bir şehre gittiğimizde oraya ait bir şeyler yemeden dönmek olmaz. O zaman gelin yemeklere bakalım.

Makedon salatası yemeden kesinlikle dönmeyin. Normalde salata ile çok haşır neşir olmayan biri olarak neredeyse her öğünde bu salatadan yedim. Domates, salatalık ve peynirden oluşuyor. En üstüne de sunum için bir zeytin konuluyor. Her yerde bulabilirsiniz. Biz Türk Çarşısında Destan restoranında yedik. 150 dinardı fiyatı.

Balkanlara gitmişken köfte yemeden dönmek olmaz. Türk çarşısının en meşhur köftecisi de Destan. Bir porsiyon içinde 10 tane bulunan köfteyi 210 dinara yiyebilirsiniz. Gerçekten lezzetli.

Güveçte kuru fasulyeyi de denemelisin. Ben Ohrid‘de yemeyi tercih ettim oradaki fiyatı 100 dinardı. Üsküp‘te benzer bir fiyat olmalı diye düşünüyorum.

Tatlı olarak da Üsküp Kafe‘de kaymaçina denedik. Ben çok beğenmedim içinde yumurta olması ilginç geldi. Ama siz yine de deneyebilirsiniz. Hatırladığım kadarıyla fiyatı 120 dinar civarı olması lazım.

Nerede Kalınır?

Taş köprü ve Büyük İskender heykeli civarlarınızda kalmanızı tavsiye ediyorum. Biz ilk günü Opera House Otelde kalarak geçirdik. Aslında başka bir otelde kalacaktık ama son gün bu otelin balkonlu olan en güzel odası için gecelik 260 liraya fiyat bulunca otelimizi son anda değiştirdik. Oda son derece büyük ve manzarası şahane.

Üsküp gerçekten görülmesi gereken bir şehir. Gezmek için 2 günün yeterli olacağını düşünüyorum. Lütfen olumlu yada olumsuz görüşlerinizi benimle paylaşın.

Nasıl Gidilir?

İstanbul’dan 1 saat 35 dakikalık bir uçuşun ardından Alexander The Great Havalimanına ulaşabiliyorsunuz. Türk vatandaşları için vize gerekmiyor.

Pasaport kontrolü yaklaşık yarım saat sürdü. Bu noktada küçük bir uyarıda bulunayım uçaktan yaklaşık 200 kişi inmesine ve herkesin pasaportuna bakıp geçmesine izin verilirken bizim seyahat amacımızı, dönüş uçak biletlerimizi ve otel rezervasyonlarımızı sorguladılar. Hepsinin çıktısını aldığım için bir sorun olmadı sizde her ihtimale karşı uçak ve otel rezervasyonlarınızın çıktılarını yanınıza almayı unutmayın.

Ulaşım

Pasaport kontrolünden geçtikten sonra vardar express araçlarına binip şehri merkezine yakın otogara ulaşabilirsiniz. Bir kişi bileti 175 dinar ve yaklaşık 30-40 dakika arasında sürüyor. Otogardan da ya taksi ile ya da yaklaşık 10 dakika yürüyerek şehir merkezine gidilebiliyor. Bu şehirde taksiler gerçekten ucuz bu yüzden biz taksi kullanmayı tercih ettik. Ama her şehirde olduğu gibi taksicilere dikkat etmeniz gerekmekte. Sizi fazla ücrete götürmeye çalışabilirler. Bizi otogardan otele nasıl geçeceğimizi konuşurken duyan bir Türk taksici ağabeyimiz ben Müslümanım ben Türküm gelin ben sizi götüreyim lafları eşliğinde 200 dinara otelimize götürdü. Aynı yolu daha sonra aracının aynasında haç işareti asılan bir başka taksici 100 dinara gittik ve taksimetreyi açtı. Öğrendik taksimetre açtırmak önemli. Bu yüzden taksiye binmeden önce taksimetreyi mutlaka açtırın. Normalden iki katı ücrete sizi götürmeye çalışabiliyorlar.


Yorum Yapınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.