Roma, İtalya’nın en çok dikkat çeken şehri. Antik Roma döneminden kalan yapıtlar, yerleşimler ve Rönesans sonucu elde edilen sanat ve kültür zenginliği insanı büyülemeye yetiyor. Peki bu büyüyü nasıl en güzel şekilde yaşayabiliriz? İşte Roma’da gezilecek yerler:

İspanyol Merdivenleri (Spanish Steps)

İspanyol Merdivenleri, merdivenler yakınında bulunan İspanyol Konsolosluğundan alıyor ismini. Eski ve filmlerde bolca geçen bir merdiven olduğundan ünlenmiş. Ünlü yazarlar da bu civarlarda yaşamış, kafelerde oturup kitaplarını yazmış. Merdivenlerde oturup etrafı seyretmek, kitap okumak, fotoğraf çekinmek bölgenin ambiyansı güzel olduğundan keyifli olmaktadır. Merdivenlerde biraz vakit geçirdikten sonra civardaki sokakları gemek keyif vermekte, civardaki caddeler çok canlı. Belki de fazla kalabalık… Ama binalar, sokaklar, tahta panjurlar ortama güzel bir hava katıyor.

Yakında bulunan Pastifico al geç tarzı makarna için, Pompi de al geç tarzı tiramisu için güzel ve ünlenmiş yerler. Pompi ve Pastifico’nun olduğu sokak, diğer sokaklara göre kafe, restaurant arıyorsanız biraz daha uygun fiyatlı.

Aşk Çeşmesi (Trevi Fountain)

Aşk Çeşmesi (Trevi Fountain)
Aşk Çeşmesi (Trevi Fountain)

Roma’yı duyup da Aşk Çeşmesini duymayan yoktur herhalde. İspanyol Merdivenlerinden 10-15 dk yürüme mesafesinde.  Önceden bir çok fotoğrafını görmüş, bloglarda okumuş olmama rağmen görünce şaşıracağınız görkemli bir yer. Küçücük bir meydanda bulunan devasa bir çeşme burası. Meydandaki bir binanın cephesi aslında bu çeşme.

Kolezyum

Kolezyum
Kolezyum

Kolezyum Antik Roma döneminden ayakta kalmış nadir yapılardan bir tanesi. Zamanının gladyatör savaşlarının, güç gösterilerinin mabedi. Antik Roma dönemini hayal edebilecek kadar büyük oranda ayakta duruyor. İçine girdiğinizde ise eğer daha önce fotoğraflarını görmediyseniz biraz garip gelebilir. Toprak bir zemin beklemenize rağmen öyle bir şey yok. Vakti zamanında savaşılan toprak zeminin altında mahzenler, hücreler vs varmış. Tabi zamanla çökünce sizin toprak beklediğiniz yerde toprağın altındaki duvar kalıntıları var. Tribünlerdeki oturma alanları da çöktüğü için kemerli destekler ayakta sadece. Ama hala oldukça etkileyici bir ambiyansı var. Üst katlara da çıkılabiliyor.

Roma Forumu

Roma Forumu
Roma Forumu

Kolezyum için alacağınız bilet Roma Forumu ve Palatine Tepesi ioiçin de geçerli.. Kolezyum tarafındaki gişelerden geçince sağ taraftaki tepeye çıkarsanız Kolezyum manzarasını daha güzel bir açıdan görebilirsiniz.

Antik Roma’dan kalan kıymetli bir alan Roma Forumu. Filmlerde Sezar’ın at arabalarıyla halkın alkışları arasında geçtiği yerler buralar. Palatine Tepesi tarafına biraz da yokuş tırmanarak manzara terasına çıkılabiliyor. Buradan Roma’nın diğer 6 tepesi ve forum bölgesi kuşbakışı görülebiliyor.

Vittorio Emanuele II Abidesi

Vittorio Emanuele II Abidesi
Vittorio Emanuele II Abidesi

Capitol Tepesinin yakınında bulunan Vittorio Emanuele II Abidesi. Bu abide yeniliğinden ve beyaz mermerinden de anlaşılacağı üzere yeni bir yapı. 1985 – 1911 yılları arasında yapılmış. Her ne kadar Romalılar tarafından beğenilmese ve düğün pastasına benzetilerek dalga geçilse de görkemli bir yapı. Girişi ücretsiz. En üstüne ise ücretli olarak çıkılabiliyor, muhteşem bir manzarası var. Roma’da göremeyeceğiniz yer yok diyebiliriz.

Campo de Fiori

Campo de Fiori
Campo de Fiori

Campo de Fiori, yani Çiçek Meydanı etrafında bir çok kaf ve restoran bulunan, gündüz saatlerinde ortasında Pazar kurulan renkli bir meydan. Tezgahlara göz gezdirerek alışveriş yapabilirsiniz.

Piazza Navona (Navona Meydanı)

Piazza Navona (Navona Meydanı)
Piazza Navona (Navona Meydanı)

Bu meydanda Bernini tarafından yapılan Dört Nehir Çeşmesi yerleştirilmiş. Biraz vakit geçirmek, çeşmenin sesiyle birikte biraz dinlenmek için biçilmiş kaftan.

Dört Nehir Çeşmesi Afrika’daki Nil, Asya’daki Ganj, Avrupa’daki Tuna ve Amerika’daki Plata nehirlerini temsil eder. Çeşmedeki her bir heykelin hareketleri, duruş şekilleri farklı bir hikaye anlatır. Örneğin heykellerden biri, Sant’Agnese in Agone Kilisesinin çirkinliğine dayanamayarak ona bakmamak için elini kaldırmıştır. Biraz da espriyle Bernini ve kilisenin mimarı Borromini arasındaki bir çekişme vardır alt metinde.

Pantheon

Pantheon
Pantheon

Navona Meydanından kısa bir mesafede bulunur Pantheon. Antik Roma döneminden ayakta kalan nadir eserlerden biridir. Pantheon kelimesi “Tüm tanrıların tapınağı” anlamına gelir. Zamanında tapınak olarak kullanılmış, 7’inci yüzyıldan itibaren de kilise olarak kullanılmıştır.

Pantheon’un asıl özelliği ortasında yuvarlak bir pencere bulunan devasa kubbesidir. Öyle devasa bir kubbedir ki, insanın ağzını açık bırakır, mimari bir harikadır. Kubbeden süzülen ışık da içerinin loş havasında ayrı bir ahenk yaratır.

Vatikan Müzesi

Vatikan Müzesi
Vatikan Müzesi

Vatikan Müzesi bir nevi Vatikan’ın yan girişinde. Vatikan Müzesi çok kapsamlı, sanki artık fresk çizecek, tablo koyacak duvar kalmamış, heykelleri sağa sola sıkış tepiş doldurmuşlar gibi bir hava var. Sanat aşıkları için baş döndürücü bir yer. Bütün günümü ayırırım diyorsanız sesli rehber alıp yavaş yavaş gezilebilirsiniz… Eğer dikkatimi çekenlere bakar geçerim diyorsanız, müzeden çıkışınız öğleni bulur.

İçeride görülmesi gereken en önemli yer Sistina Şapeli. Şapel çok da gösterişli değil aslında. Asil şöhreti iç mekanını süsleyen fresklerden geliyor. Michelangelo’nun şaheser sayılan başyapıtlarıyla dolu olan Şapelin duvarları uzun uzun seyredilecek kadar ayrıntılı. Her bir fresk ayrı bir hikaye anlatıyor. Bu hikayeleri bilerek gitmek, freskleri çok daha etkileyici yapıyor. Araştırmadan giderseniz tanıdık gelecek tek fresk muhtemelen “Adem’in Yaratılışı” sahnesi olacaktır. Müzenin çıkışında ise ünlü sarmal merdivenlerden geçeceksiniz.

Aziz Petrus Bazilikası ve St.Peter Meydanı

Aziz Petrus Bazilikası ve St.Peter Meydanı
Aziz Petrus Bazilikası ve St.Peter Meydanı

Vatikan’ın yüksek duvarlarını takip ederek St.Peter Meydanına yürüyerek 10 dk kadar sürüyor. Televizyonlarda gördüğümüz, bazilikanın balkonuna çıkan Papa’nın halka el sallayıp konuşma yaptığı, toplanan halkı kutsadığı, ortasında bir dikilitaş olan, Melekler ve Şeytanlar filminin bir çok sahnesinin de geçtiği yer burası. Bazilika’ya giriş ücretsiz olmasına rağmen uzun bir sıra oluyor. Devasa kubbesine de çıkıp harika bir manzara seyredebilirsiniz ama dar merdivenlerden çıkması biraz zordur.

Castel Sant’Angelo (Melekler Kalesi)

Castel Sant’Angelo (Melekler Kalesi)
Castel Sant’Angelo (Melekler Kalesi)

Melekler Kalesi girişi ücretli. Melekler Köprüsünde de vakit geçirebilirsiniz. Melekler köprüsü denmesinin sebebi köprü üzerindeki melek heykelleri. Özellikle akşam vakti ışıklandırmasıyla kale ve Melekler Köprüsü şahane bir manzaralar vaat ediyor.

Borghese Bahçesi

Borghese Bahçesi
Borghese Bahçesi

Bir ucu Vittorio Emanuele II abidesine çıkan Via del Corso Caddesinin (ki Roma’nın en ünlü ve canlı caddesidir) diğer ucunda Popolo Meydanı bulunur. Oldukça geniş ve Roma’nın başlıca meydanlarından birisidir. Borghese Bahçelerinin ana girişi buradadır. Biraz yokuş çıkarak bahçeyi turlamaya başlayabilirsiniz.

Bahçe derken devasa bir bahçe, aynı zamanda orman burası. Roma’da yeşillik görebileceğiniz nadide yerlerden birisi. Bisiklet kiralayıp hoş vakit geçirilebilir. Bahçenin içinde ayrıca güzel bir gölet var.

The Rape of Proserpina Heykeli
The Rape of Proserpina Heykeli

Eğer vaktiniz varsa Borghese Galerisine mutlaka uğramak gerek. Girişi ücretli ve rezervasyon yapılması gerekiyor.  İçeride etkileyici heykeller var, “The Rape of Proserpina” heykeli en dikkat çekici heykellerden biri…


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

porno izleavcılar escortgaziantep escortesenyurt escortbahçeşehir escortantep escort