Tarihi derinliği olan şehirlerimizden Niğde, paleolitik çağlardan bugüne kadar sürekli olarak insanların yerleşim yeri olarak benimsedikleri, yaşam dolu bir şehir ola geldi. Binlerce yıllık tarih ve kültür birikimi günümüze aktarıldı. Bu topraklardan gelip geçen tüm toplulukların, uygarlıkların bu birikimde büyük payı var. Bu birikimin içinde yer alan eserlerin korunması, gerektiğinde onarılması, geleceğe aktarılması, ancak iyi bir müzecilik anlayışı ile mümkün. Niğde Müzesi böyle büyük bir işlevi üstleniyor.

Niğde Müzesi
Niğde Müzesi

Niğde Müzesi Anadolu’daki arkeolojik birikimi ve zenginliği, son derece özel eserler ile simgeliyor ve gözler önüne seriyor. Şehirde ilk müzecilik faaliyetleri 1939 yılında başlamış. Önceleri bu faaliyet için Akmedrese kullanılmış. İstanbul Arkeoloji Müzelerinin deposu işlevi gören Akmedrese, 1957 senesinde Niğde Müzesinin kurulma sürecinde onarım geçirmiş. Ardından burada Niğde Müzesi kapılarını ziyaretçilerine açmış. Müze, 1977 yılında ise yeni binasına nakledilmiş. 1982 senesinde sergi alanları yeniden düzenlenmeye başlamış. 2001 senesinde tanzim ve teşhir çalışmaları tamamlanarak, çağdaş müzecilik anlayışına uygun bir şekilde tekrar hizmete açılmış.

Niğde Müzesi çağdaş müzeciliği uygulayan tanzim ve teşhir anlayışı ile 2003 senesinde Avrupa’da yılın müzesi ödülüne de aday gösterildi. Müzenin daha da geliştirilmesi için yeni çalışmalar da yapılması Kültür Bakanlığı tarafından planlanıyor. Ülkemiz müzeciliğinde yaşanan ilerlemeye paralel olarak Niğde Müzesinin de daha fazla gelişmesi hedefleniyor.

Niğde Müzesinde iç Anadolu’nun arkeolojik birikimi kronolojik bir şekilde altı farklı teşhir salonunda sergileniyor. Ziyaretçilere açılan eserlerin önemli bir çoğunluğu civardaki arkeolojik kazılardan elde edilen eserler. Altı salonun farklı temalarla düzenlendiği görülüyor.

Birinci salonda, neolitik çağdan çeşitli höyüklerden çeşitli obsidiyen aletler, Köşk höyük kazılarından ele geçen eserler, mezar buluntuları, heykelcikler, vazolar ve bir kalkolitik ev örneklemesi yer alıyor. Müzenin ikinci salonunda, eski Tunç çağından çeşitli höyüklerden madencilere ait buluntular, antik kalay maden ocağı galeri girişinin bir kurgusu sergileniyor. Acemhöyük kazısının en önemli buluntuları da burada bulunuyor. Üçüncü salonda, geç Hitti ve Frig eserlerini görmek mümkün. Tanrı stelleri, hiyeroglif yazıları, kitabeler, seramikler bu salonda sergileniyor.

Müzenin dördüncü salonu, Helenistik, Roma ve Bizans dönemi buluntularına ev sahipliği yapıyor. Pişmiş toprak ve cam eserler, mühür baskılar, heykelcikler bu salonda yer alıyor. Ayrıca bu salonda Roma dönemi heykeltıraşlık örnekleri bulunuyor. Beşinci salon, sikke ve mumyalara ayrılmış. Niğde Müzesinin altıncı salonu ise etnografik eserler salonu olarak adlandırılıyor. Bu salonda bölgenin etnografik kültürü, birikimi, el yazmaları, yazı takımları, aydınlatma araçları, halılar, kilimler, takılar yer alıyor.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

porno izleavcılar escortgaziantep escortesenyurt escortbahçeşehir escortantep escort