Tarih öncesi çağlardan dahi izler taşıyan ülkemiz coğrafyası antik kentler açısından zengin. Burdur ve civarı bu zenginlikten payını alan yörelerimizden biri. Burdur şehrimize 110 kilometre mesafede bulunan Kibyra antik kenti, önemli antik kentler arasında. Burdur’un Gölhisar ilçesinin batısında Akdağ kütlesinin eteklerinde yer alıyor. Konumu Gölhisar ovasına hakim bir mevkide. Antik kentin deniz seviyesinden ortalama olarak yüksekliği 1100 ile 1300 metre arasında değişiyor.

Kibyra antik kenti, Gölhisar gölü, Dalaman çayı, Böğrüdelik ve Deliyaraz yaylalarından gelen dereler bu bölgenin su kaynaklarını oluşturuyor. Bölge tarım ve hayvancılık bakımından hayli gelişmiş bulunuyor. Ova çevresindeki dağlık yerler geniş ormanları barındırıyor. Kibyra antik kenti, Kibyratis adı verilen bölgenin merkezi olarak kabul ediliyor. Bölge, doğusunda Pisidia, kuzeyde Frigya, batısında Karia ve Lykia antik kentleriyle çevreleniyor. Burası antik çağlardan günümüze kadar güney limanlarını iç kısımlara bağlayan bir geçiş noktası, bir kavşak niteliğinde. Kibyra antik kentinin merkezi, küçük yarlarla bölünen üç tepe üzerinde bulunuyor. Söz konusu tepeler, küçük çakıl taşların birleşmesiyle oluşan konglomera niteliğinde ev kısmen aşınmış durumda.

Kibyra Antik Kenti
Kibyra Antik Kenti

Kibyra antik kentinin yapılanmasına bakıldığında; kamu alanları, sivil ve dini yapıların anlamlı bir bütünlük oluşturdukları görülüyor. Kentin kalıntıları günümüzde yaklaşık olarak 405 hektarlık bir alana yayılmış durumda. Kibyra’nın siyasi ve ekonomik gücünün, Helenistik dönemden başlayıp Roma dönemine kadar devam ettiği ve Roma’da zirveye ulaştığı sanılıyor. Kent içerisinde önemli bölümlerin büyük kısmı hala ayakta duruyor. Bu kısımlar arasında; stadion, tiyatro ve meclis binası, agora bulunuyor.

Antik çağlara ilişkin muhteşem bir tarihi ve turistik varlık olan Kibyra antik kenti, pek çok tarihi olaya ve mitolojik anlatılara sahne olmuş bir kent. Antik kaynaklar kentin tarihçesi ve kentte yaşanan olaylar hakkında oldukça bilgi veriyor. Antik çağların siyasi gelişmeleri, antik kentler arası ilişkiler, Kibyra’nın verdiği ip uçlarından tarihçiler tarafından izlenebiliyor. Kentin ikinci yüzyılın sonlarına doğru inşa edilmiş olabileceği tahmin ediliyor.

Kibyra antik kentinde yapılan epigrafik ve arkeolojik araştırmalar, kentte dericilik ve seramik üretiminin önemli olduğunu ortaya koyuyor. Kibyra’nın bir özelliği de yakın geçmişte bölgede gün yüzüne çıkarılan Medusa başı motifli döşeme. Medusa başı motifli döşeme hem büyüklüğü hem de renkli mermerlerden yapılmış olması sebebiyle örnekleri arasında dünyada tek olarak nitelendiriliyor. Bu önemli buluntu hakkında bilgi veren uzmanlar, söz konusu Medusa başının son derece önemli bir parça olduğunu ifade ediyorlar. Kenti ve Medusa başını gören ziyaretçiler, hayranlıklarını belirtmeden geçemiyor.

Kibyra Antik Kenti Giriş Ücreti yoktur.


Yorum Yapınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.