AmasyaKaradeniz BölgesiTürkiye

Amasya Tarihi ve Özellikleri Nelerdir?

Amasya Nasıl Bir Şehirdir

Karadeniz bölgesinin orta bölümünde, Yeşilırmak boyunda ve sarp bir yarma vadi içinde kent ve il merkezi. Karayolları ve demiryollarıyla Samsun’a bağlanmıştır. Türk – Selçuklu ve Türk – Osmanlı dönemlerinden kalma iyi korunmuş mimarlık yapıtlarıyla ve yerinin güzelliğiyle bilinen bir kenttir. Elmalarıyla ve ipeklileriyle ün yapmıştır.

Şehrin tarihi, büyük bir olasılıkla İskender’in Anadolu seferinden önceye dek uzanmaktadır. Selevkiler zamanında, bir ara, Pontus devletinin başkenti olmuştur. O zamanlarda, kale tepesi üzerinde Pers tanrısı Ahuramazda adına kurulmuş bir tapınak bulunuyordu. Amasya, İ.Ö. I. yüzyıl ortalarında Romanların eline geçti.

Ünlü coğrafya bilgini Strabo (Strabom) burada doğdu (İ. Ö. 64- İ.S. 23). O, kendi döneminde bilinen dünyanın hemen her yerini gezdi; yazdığı coğrafyada, doğduğu kont hakkında geniş bilgiler verdi. Amasya, 712 yılında Arapların saldırısına uğradı. Malazgirt savaşından sonra Danişmentlilerin eline geçti II. Kılıçarslan zamanında (1152-1192) Selçuklu devletine katıldı. Alâeddin kaykubat, bir deprem-de yıkılan şehri yeniden yaptırdı. Amasya, daha sonra Moğolların egemenliği altına girdi.

Amasya
Amasya

Amasya, I. Bayezit zamanında, çevresiyle birlikte, Osmanlı topraklarına katıldı. Timur’un Anadolu saldırısında, şehzade Çelebi Mehmet, Amasya kalesini başarıyla savundu ve daha sonra buradan ilerleyerek Osmanlı topraklarını yeniden ele geçirdi ve devleti yeniden kurdu. Osmanlı padişahları, bütün güçlerini ve bayındırlık çabalarını İstanbul’da ve Rumeli’de yoğunlaştırdıktan sonra Amasya, Cumhuriyet dönemine kadar, bakımsız kaldı ve gelişemedi.

Amasya, Yeşilırmak’ın yatağıyla ikiye bölünmüştür. Şehrin eski bölümü ırmağın kuzeyindedir. Bu bölümün yukarısında kale tepesi dik yamaçlarla, yükselir. Şehrin yeni bölümü ırmağın. güneyindedir. Batıdan (Ankara doğrultusundan) şehre girerken, Yeşilırmak’ın sağ kenarı izlenir. İlk karşılaşılan yapılar Turumtay türbesi (1279) ile Gökmedrese’dir (1276). Her iki yapı da kısa bir süre önce restore edilmiştir. İkisi de çok güzel işlemeli ağaç kapılarıyla dikkati çeker. Solda Çelebi Mehmet’in hocası Yürgüç Paşanın yaptırdığı (1430) cami vardır. Halifegazi medresesi (1226), onun hemen yanında eski bir medresenin yıkıntıları bulunmaktadır. Sultan Mesut türbesi de XIII. yüzyıl yapılarındandır.

Şehrin merkezinde Pazar mahallesinde, anacadde ile ırmak arasında en önemli anıtsal yapılar yükselir. Bunlardan biri Sultan Bayezit camisidir. Ağaçlık bir taraça üzerindeki cami 1486’da yapılmıştır. Birbirinin gerisinde iki kubbesi ve bir çift minaresi vardır. Cami önünde, ağaçlık bir avlu, güzel bir şadırvan ve yakınında 20 bin cilt kitabın bulunduğu Bayezit kitaplığı bulunmaktadır. Daha ileride, anacaddeden az ötede Burmalı-minare camisi, 1913 yangınında harap olan Fethiye camisinin kalıntıları görülür. 1309’da yapılmış olan Bimarhanenin (hastane) özellikle kapısı güzeldir. Yeşilırmak üzerindeki köprülerden en güzeli Selçuklulardan kalma Kuşköprü’ dür. Irmağın sol kıyısında Bayezit Paşa camisi ile Büyük Ada medresesi de görülmeye değer.

Amasya
Amasya

Ulucami meydanından, evlerin yukarısında, eski kral sarayının kalıntıları görülür. Bunun yukarısında ise kaya mezarları vardır. Bunlar, Pontus krallarının mezarlarıdır. Dar bir merdiven ile birbirine bağlı biri ikilik, öbürü üçlük olmak üzere iki grup halindeki mezar odacıkları İ.O. III. ve II. yüzyıllarda kaya içine oyulmuş olup, tavanları kubbemsi, yan duvarları düzdür. Taş banklar lahitler için konulacak yer olarak bırakılmıştır. İç bölümlerin süslenmiş olduğu, bazı kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Kaya mezarlarının üzerinde kale tepesi yükselmektedir. Çift doruktan birinde bir zamanlar, Pers tanrısı Ahura mazda adına inşa edilmiş olan tapınak, Pontus kral soyunun koruyucusunun sunağı bulunuyordu. Buraya, sonradan içkale inşa edildi. Bugün Türk içkalesinde onun kalıntıları görülebilmektedir. Roma döneminde içkaleden doğuya ve güneydoğuya, ırmağa kadar erişen surlar uzanıyordu. Bunları, ırmak boyunca uzanan üçüncü bir duvar, birbirine bağlıyordu. Böylelikle eski şehir surlarla çevrilmişti.

Amasya Antlaşması: Osmanlı imparatorluğu ile Safaviler arasında yapılan ilk yazılı barıştır (1555). Kanuni Sultan Süleyman, daha çok Avrupa devletleri üzerine yapacağı seferlere önem verdiğinden İranlılarla çatışmak istemiyordu. Fakat Safavilerin düşmanca davranışları ve sınırlarda karışıklık çıkarmalar) üzerine bu devletle savaşmak zorunda kaldı. Önce büyük-vezir İbrahim Paşa komutasında İran’a bir ordu gönderdi (1533). İbrahim Paşa, Tebriz’e girdi. Arkasından Kanuni Sultan Süleyman da ordusu ile Tebriz’e geldi. Buradan Bağdat üzerine yüründü. Yirmi yedi günde ve güçlük çekilerek Bağdat’a gelindi. Şehir, karşı koymadan teslim oldu (1534). Bu zaferden dolayı Kanuni’ye Bağdat fatihi unvanı verildi.

Amasya Müzesi
Amasya Müzesi

Osmanlılarla İranlılar arasında düşmanlık devam etti. Tebriz, Safavilerin eline geçti. Şah Tahmasb, Osmanlıların Macaristan işleriyle uğraşmalarından yararlanarak bazı yerleri geri aldı. Bunun üzerine Osmanlı ordusu, padişahın komutasında Iran seferine çıktı (1548). Tebriz’e girildi. Şah, ortalıklarda görünmüyordu. Ordunun geri dönmesinden sonra, Tahmasb, Van gölü çevresini vur-duysa da önemli bir kuvveti yok edildi. Şahin bu davranışları üzerine o yıl Halep’te kışlandı. Ertesi yıl bir Osmanlı ordusu, Gürcistan üzerine gönderildi. Yirmi önemli kale alındı. Sonra hep birlikte İstanbul’a dönüldü.

Osmanlı ordusunun çekilmesinden sonra, şah yeniden saldırıya geçerek bazı başarılar sağladı. Bu durum üzerine padişah ordusunun başında İran’a yeni bir sefer yaptı (1553). Şah yine ortalıkta yoktu. Nahçevan, Erivan (Revan) ve Karabağ tarafları alındı. Bu savaşlar, iki taraf için de zararlı oluyor ve sonuç vermiyordu. Tahrilasb, padişahın dönüşünde elçiler göndererek barış istediğini bildirdi. Kanuni de Avusturya işleriyle uğraştığından anlaşmayı uygun buldu. Amasya antlaşmasıyla kırk yıldır aralıklı olarak devam eden savaşa son verildi. Azerbaycan ile buranın merkezi olan Tebriz, Doğu Anadolu ve Irak, Osmanlılarda kaldı.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı